banner43

Başkan Gülsoy: "Sağlıklı işleyen bir kredi mekanizması üretimin, istihdamın ve ihracatın olmazsa olmazıdır"

KAYSERİ TİCARET ODASI (KTO) TEMMUZ AYI MECLİS TOPLANTISINDA KONUŞAN YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER GÜLSOY; "YAŞANAN PROBLEMLERE BİR DE VERGİ, İŞÇİLİK VE AKARYAKIT MALİYETLERİNDEKİ SON ARTIŞLAR VE YÜKSEK ENFLASYON DA EKLENDİ. SON DÖNEMDE YAŞADIĞIMIZ EKONOMİK GELİŞMELER, HEPİMİZİN EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ DURUMUNDA. SON FİYAT ARTIŞLARININ, EKONOMİMİZDE KAYIT DIŞILIĞI ARTTIRACAĞI KONUSUNDA ENDİŞE DUYDUĞUMUZU BELİRTMEDEN GEÇEMEYECEĞİM" DEDİ.

Başkan Gülsoy: "Sağlıklı işleyen bir kredi mekanizması üretimin, istihdamın ve ihracatın olmazsa olmazıdır"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı Meclis Toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Yaşanan problemlere bir de vergi, işçilik ve akaryakıt maliyetlerindeki son artışlar ve yüksek enflasyon da eklendi. Son dönemde yaşadığımız ekonomik gelişmeler, hepimizin en önemli gündem maddesi durumunda. Son fiyat artışlarının, ekonomimizde kayıt dışılığı arttıracağı konusunda endişe duyduğumuzu belirtmeden geçemeyeceğim" dedi.

KTO Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Raporların okunup oylanmasının ardından üyelere konuşma yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Asrın felaketini yaşadığımız Deprem, Sel Felaketi, Ramazan Ayı, seçimler, Kurban Bayramı derken 2023 yılının ikinci yarısına geldik. Evet yaşanan bu problemlere bir de vergi, işçilik ve akaryakıt maliyetlerindeki son artışlar ve yüksek enflasyon da eklendi. Son dönemde yaşadığımız ekonomik gelişmeler, hepimizin en önemli gündem maddesi durumunda. Son fiyat artışlarının, ekonomimizde kayıt dışılığı arttıracağı konusunda endişe duyduğumuzu belirtmeden geçemeyeceğim. Karşımızda üretenler, emek verenler, bireyler ve işletmeler açısından çok ta adil olmayan bir tablo var. Verginin tabana ve tavana adil ve eşit şekilde yayılması, bütçe disiplini adına dolaylı vergilere yoğunlaşarak enflasyon üzerinde ek baskı oluşturmaktan daha makul bir politika olacaktır. Gelir vergisi dilimlerinin güncellenmesinden kamunun ciddi tasarruf tedbirlerine, yeni ek tedbirler ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Asgari ücrette vergi dilimleri ve SGK ile ilgili üst limitler buna göre düzenlemediği için net, brüt arasındaki makas olumsuz bir şekilde yürüyor. Bu vergi dilimlerinde asgari ücreti artışı dikkate alınarak kayıplarımıza da telafi edilecek şekilde revize edilmesini talep ediyoruz. Hükümetimizden ve ekonomi kurmaylarından imalat sektöründe kullanılan enerji fiyatlarında acilen indirime gidilmesi, tüm işverenlere, asgari ücret maliyetlerini karşılayabilecek ilave destekler verilmesi hususunda ivedilikle bir çalışma bekliyoruz. Değerli arkadaşlar, Türk iş dünyası krizlere, ekonomik dalgalanmalara alışkın ve bunlara dirençli bir kesimdir. Ancak hiç öngörülmeyen aceleci kararlar, ani hareketler bu direnci kırabilmektedir. Bizlerin güçlü ve tam bağımsız Türkiye’ye inancımız tamdır. Bu uğurda her türlü zorlukları aşabilecek mücadele ve azmimiz tamdır. Kendi enerjimizi üretmek, savunma sanayimizin güçlendiğini görmek umudumuzu artırmaktadır. Cumhuriyetimizim 100. yılında dışa bağımlılığımızın azaldığı, ekonomik sıkıntılarımızın geride bırakıldığı bir Türkiye hedefi ile dünyanın en iyi ülkeleri arasında yer almak bir hayal değildir ve Türk İş Dünyası bu potansiyele fazlası ile sahiptir. Döviz kurlarındaki hızlı yükselişle beraber oluşan maliyet artışının da etkisiyle önümüzdeki aylarda enflasyon seyrinin de tekrar yukarı yönlü olma riskini öngörüyoruz. Yeni ekonomi yönetimi küresel ekonomik gerçekleri yakından takip ediyor. Bunu görüyoruz. Ekonominin kurallarına uygun yeni bir hikaye kaleme alınıyor. Yeni hikayenin ana teması ise faiz artışı ve yeni bir denge arayışı şeklinde gözetilebilir. Biliyorsunuz Merkez Bankasında Sayın Hafize Gaye Erkan’ın göreve gelmesinin ardından ilk olarak politika faizin 650 baz puan artırarak yüzde 8.50’den yüzde 15’e, geçen haftada 250 baz puan artırarak yüzde 17.5 seviyesine çıkardı. Bizde faiz artışını, fiyat istikrarının sağlanmasını, ve finansal istikrarın güçlenmesi için gerçekten önemli buluyoruz.

Şunun özellikle altını çizmek istiyorum. Faiz, kur ve enflasyon üçlüsü ne kadar önemli ise üretim, istihdam ve ihracat üçlüsü de en az o kadar önemli ve o kadar vazgeçilmezdir. Parasal sıkılaşma üretim bantlarını yavaşlatmamalıdır. Sağlıklı işleyen bir kredi mekanizması üretimin, istihdamın ve ihracatın olmazsa olmazıdır. Ekonomik istikrarında temel yapı taşlarından biridir. Kredi mekanizmasındaki bozulma sadece finansman ihtiyacı bulunan işletmeleri etkilemekte kalmaz, domino etkisiyle tüm piyasada olumsuzluklar oluşturabilir. Kısacası; kur, faiz ve enflasyonun dengede gitmesini bekliyoruz. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat odaklı koruyucu yeni tedbirlerin alınması ve mevcut tedbirlerin de devam etmesi gerekiyor. Özellikle ihracatın artması için bir takım kolaylıkların, teşvik ve desteklerin artarak devam etmesini bekliyoruz. İş dünyamız finansmana ulaşmada hala sıkıntılar yaşıyor. Bu konuda yeni ve etkili mesajlar beklediğimizin altını çizmek istiyorum. Özellikle sinai ve tarımsal üretimle ilgili selektif olarak ve güçlü bir şekilde kredi mekanizmasının devreye girmesini bekliyoruz. Biliyoruz ki üretim ve ihracat olmadan ekonomik büyümeyi ve istikrarı sağlamak mümkün olmayacaktır. İşletme sermayesine ihtiyacımız olduğunu buradan belirtmek istiyorum. Bu noktada finans dünyasının reel sektöre destek olmasını bekliyoruz. Bankalar reel sektörle birlikte varlık bulur. Bu nedenle bankalarımızdan bu süreçte daha fazla destek bekliyoruz. Özel sektörün Finansa erişim kanallarının önündeki engellerin hızla kaldırılması ve ekonominin de büyümesi bu şekilde büyümesi mümkün olabilir. Bu konuda hükümetimizin bir takım çalışmaları var. Bunları biliyoruz, sadece bu kanallara daha hızlı ulaşmayı istiyoruz. Önümüzdeki dönemde sınır aşan e - ticaret geliştirilmesi konusunda çok hamle yapmamız lazım.e-ihracatımızın Yüzde 10’nuna çıkarılması konusunda hükümetimiz tarafından bir hedef konuldu. İhracatımızın 400 milyar dolara ulaşacağı bir dönemde 40 milyar dolarlık bir e-ihracat müthiş bir şey. E-ihracatı sadece ek bir ticaret hacmi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda bu sosyal yapıya müthiş bir değer katıyor. Orada çünkü taşradaki, ilçedeki, kıyıdaki, köşedeki üreticiler küçük küçük üretimlerini değere dönüştürüp ihraç edebiliyorlar. Dolayısıyla o anlamda da e-ihracatın sosyal dokuya müthiş bir dokunuşu var. Kargo ücretleri, navlun ücretleri prosedürler, sistemin içindeki büyük aktörlerin dolaylı olarak yüklediği bazı yüklerin bertaraf edilmesi konusunda hükümetimizden destek talep ediyoruz. Yeni Ekonomik Model’den rasyonel ekonomi politikalarına geçişi esas alan istikrar programının kalıcı başarısında, enflasyon ve cari açık sorununun aynı anda çözülmesi önemli. Bugün bütçe, cari ve dış ticaret açığı gibi üç temel alanda açık veriyoruz. İthalat ve ihracat arasında oluşan ciddi makas, ekonomide aranan istikrar için büyük bir risk teşkil ediyor. İşte bu tabloda üretimden ihracata her alanda verimlilik artışı oluşturmak önceliğimiz olmalı. Aynı zamanda enflasyon ile en iyi mücadele yöntemi de işletmelerde verimlilik ile ürünlerde katma değer artışından geçiyor. Kayseri Ticaret Odası olarak bizlerde kentin ihracat rakamlarını artırmak, yabancı yatırımcı çekmek ve yeni işbirliklerinin oluşması için faaliyetlerde bulunuyor, bütçe açığının azaltılması ve işsizlik sorunumuzun çözümü için yabancı sermayenin ülkemize çekilmesinin önemini her yerde dile getiriyoruz" dedi.

“Otoban olursa ihracatta ikiye katlarız”

Kayseri’nin bir yandan mevcut pazarlarına yenilerini eklemeye çalışırken diğer yandan da üretim kapasitesini artırarak büyümeyi hedeflediğini ifade eden Başkan Gülsoy; "Hepinizin bildiği gibi, 2022 yılında 4 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirdik. Mobilya, çelik kapı, demir ve demir dışı metaller ile elektrikli ev eşya sektörlerinde önde gelen şehrimiz bir yandan mevcut pazarlarına yenilerini eklemeye çalışırken diğer yandan da üretim kapasitesini artırarak büyümeyi hedefliyor. İş dünyasının dijitalleşmesi, e-ticaret ve e-ihracat kanallarına olan ilgisinin artması için çeşitli etkinlik ve projeleri hayata geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak daha çok üretim ve daha çok ihracat için tüm imkânlarımızı seferber ediyor, tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Devletimize olan inancımız tam. Dijital dünyanın gereklerine ve yeşil dönüşüme bakarak rotamızı çiziyoruz. Kayseri İş dünyası olarak yeni seçilen milletvekillerimizden, Bakanlarımızdan en önemli ve acil beklentimiz otoban bağlantı yollarımızı, raylı taşıma ve gümrüklü hava yolu kargo taşımacılığının bir an önce hayata geçirilmesinde gerekli çalışmaları yapacaklarına inancımız tamdır. Her zaman şunu söylüyorum. ‘Ulaşım olmadan ticaret olmaz’ Ayrıca kentimizin raylı ve havayolu taşımacılığı alanında yatırımlara ihtiyacı var. Ulaşım problemlerimiz çözülür, otoban bağlantılarımız yapılırsa ihracatta ikiye katlarız. Yabancı yatırımcıyı kentimize çok daha rahat getiririz. Bu noktada her türlü işbirliğine hazırız" ifadelerini kullandı. Başkan Gülsoy ayrıca; Temmuz ayında kurulan firma sayısının 171, kapanan firma sayısının ise 84 olduğunu açıkladı.

Başkan Yalçın: "Borçlu olarak devraldığımız organize sanayi bölgemiz şuanda artı durumda"

KTO Meclis Toplantısına katılan Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise; borçlu olarak devraldıkları OSB’nin şuan borçsuz olduğunu ve artık hazırlanan projelerin hayata geçirileceğini aktardı. Amaçlarının sanayiciye hizmet etmek olduğunun altını çizen Başkan Yalçın; "Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın; "24 Haziran 2022 yılında sanayicilerimizin teveccühüyle yapılan seçimleri genel kurulda Organize Sanayi Bölgesi’ne hizmetkar olarak yönetim kurulumuzla birlikte seçildik. Seçim olurken sanayicilerimize dedik ki; ’biz başkan olmayacağız, sanayicilerimizin hizmetkarı olacağız’ dedik. Elhamdülillah seçildiğimizden bu güne kadar elimizden geldiğince hizmetkarlık adabına uymaya çalıştık. Seçildikten sonra bütün toplantılarımızda istişare ettik, akıl akıldan üstündür sözüne uyduk. elhamdülillah geldiğimiz nokta itibariyle de borçlu olarak devraldığımız organize sanayi bölgemiz şuanda artı durumda. Şuanda hazırladığımız projelerin temelini atmak için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Bizler OSB yönetimine geldikten sonra elimizden geldiğince şaibelerden, suistimallerden, hakkında kötü konuşulan despotlardan uzak tutmak için elimizden gelen bütün gayreti gösterdik. Bütün yönetim kuruluna şunu söyledik; ’buranın zerresine dokunmayacağız, dokundurmayacağız. Sadece Allah rızası için hizmet edeceğiz’ dedik. Geldiğimiz süreç itibariyle organize sanayi bölgemiz yeni temeller atmak için gün sayıyor. Elimizden geldiğince bu şehir için hep birlikte çalışıp, koşturacağız. Tek hedefimiz var, bu şehre katkı sunmak, ekonomisine katkı sağlamak, bu şehri geliştirmek. Elimizden geleni hakkıyla yapmak için hakkıyla gayret göstereceğiz" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner62

banner61