banner43

"Dünyayı nükleer savaşa götürebilir"

Gebze Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Kuzey Kore’de şu anda bir kıvılcımın yangına dönüşme riski her an artıyor. Bir çılgının yapacağı bir hareket dünyayı nükleer savaşa götürebilir” dedi.

"Dünyayı nükleer savaşa götürebilir"

Gebze Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Kuzey Kore’de şu anda bir kıvılcımın yangına dönüşme riski her an artıyor. Bir çılgının yapacağı bir hareket dünyayı nükleer savaşa götürebilir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Gebze Ticaret Odası Meclis Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Başbakan Yardımcısı Işık ile birlikte Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zekeriya Özak, ilçe belediye başkanları ve kaymakamlar ile Gebze Ticaret Odası Meclis Üyeleri katıldı. Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler’in açılış konuşmasını yapmasının ardından kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Ben bu şehrin milletvekili ve bakanıyım ama herşeyden önce ben bu şehrin insanıyım. Sizleri mahcup edecek hiçbir işin içinde olmamayı aksine sizlerin göğsünü kabartacak işler yapmayı Allah’ım nasip eylesin” dedi.

“BİR ÇILGININ YAPACAĞI BİR HAREKET DÜNYAYI NÜKLEER SAVAŞA GÖTÜREBİLİR”

Dünya siyasetindeki belirsizliklerden söz eden Başbakan Yardımcısı Işık, “Dünya yine hızlı bir belirsizlik dönemine girdi. Belli dönemler dünya kalkınmayı refahı önceleyen yaklaşımlara sahne olurken belli dönemlerde riskler artınca savunma ağırlıklı bir yaklaşıma döner. Kuzey Kore’de şu anda bir kıvılcımın yangına dönüşme riski her an artıyor. Bir çılgının yapacağı bir hareket dünyayı nükleer savaşa götürebilir. Dünyanın birçok yerinde terör dolayısıyla ülkelerin dengesi bozuldu. Terörün küreselleştiği, herkesi tehdit ettiği bir dönemi yaşıyoruz. Özellikle Avrupa ve Amerika’da ayak sesleri her geçen gün daha çok duyulan ırkçılık ve İslamofobi aslında tüm dünyayı tehdit ediyor. En son Almanya’da yapılan seçimler İkinci Dünya Savaşı’ndan bize bir mesaj barındırıyor. İkinci dünya savaşından bu yana Almanya’da ilk defa ırkçı bir parti aşırı sağ bir parti meclise girdi. Bugüne kadar popülizmin attığı her adım aslında ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını körükleyerek büyüttü. Almanya’da bundan sonra zorlu bir süreç başladı. Sayın Merkel bir hükümet kurmak için gayret edecek. Bir tarafta ensesinde bir ırkçı parti var. Diğer tarafta ise koalisyon kurmak için çok yoğun müzakere yürütmesi gereken birbirinden farklı düşünen iki parti var. Ama Sayın Merkel için, özellikle Alman siyaseti için çok daha kritik bir süreç var. Bugün İslam, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçasıdır. Dolayısıyla İslam’a yönelik her tehdit aslında Avrupa’nın güvenliğine yönelik bir tehdittir. Bu yüzden başta Merkel olmak üzere Avrupalı siyasetçilerin tarihi bir karar verip uygulaması gerekmektedir. Taklit aslını güçlendirir. Irkçı parti güçlenmesin diye ırkçı partinin söylemlerine sığınanlar, ırkçı partiyi güçlendirdiler. Şimdi Sayın Merkel ırkçılıkla kararlı bir şekilde mücadele edecek ve kendi halkına da bunları anlatarak ya Avrupa’da ırkçılığın yayılmasını önleyecek bir program yaratacak ya da ırkçılığın esiri olacak” ifadelerini kullandı.

“BÖLGENİN GÜNDEMİNİ BÖLGE KENDİSİ BELİRLEMİYOR”

Bölgede yaşanan sorunlara da değinen Başbakan Yardımcısı Işık, “Bölgemizde büyük sorunlar var. Bunlardan dolayı adeta hiçbir ülke kafasını kaşıyacak zaman bulamıyor. Bölgenin gündemini bölge kendisi belirlemiyor. Dışarıdan belirleniyor ve bölge de buna uymak zorunda kalıyor. Zamanında halkın iradesi hayata geçseydi özellikle Mustafa Kemal’in belirlediği ve 1950’li yıllardan sonra çok partili hayata geçiş ile birlikte Türkiye’nin gösterdiği dirayeti tüm ülkeler gösterseydi bugün bölgemiz bir refah bölgesi olurdu. En güzel örnek Tunus. Aynı şey Suriye’de de oldu. Şimdi hala hükümetimiz ve Cumhurbaşkanımızı suçlayanlar azıcık dönüp Esed’i suçlasalar, halkın demokrasi talebine sen de Tunus gibi cevap verseydin de bu bölge bu acıları yaşamasaydı, dünyanın en kanlı terör örgütü bir takım güçlerin de desteğiyle bu bölgeye gelip çökmeseydi bunları yaşamazdık. Maalesef olan ile ölene çare yok” şeklinde konuştu.

“KUZEY IRAK’IN YAPTIĞI RESMEN KENDİSİNİ ATEŞE ATMAKTIR”

Kuzey Irak’ta yapılan referandumu da değerlendiren Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Şimdi yeni bir sorun Kuzey Irak’ta. Oradakiler bizim kardeşlerimiz. Bin yıldır birlikte yaşıyoruz. Oradaki halkın sorunlarının çözümü için de elimizden geleni yapıyoruz. Ama bölgeye yönelik büyük senaryoları hayata geçirmeye çalışan güçler var. Bugün Amerika Birleşik Devletleri 52 farklı eyaletten oluşuyor. Birbirine benzemez pek çok eyalet birleşerek bir devleti oluşturmuş. Avrupa Birliği birbiri ile savaşmış. Sadece 2. Dünya savaşında hayatını kaybeden insan sayısı 72 milyon. Bu insanlar tekrar bir araya gelerek Avrupa Birliği’ni kurma dirayetini gösteriyor. Almanya ve Fransa her iki dünya savaşında da brbirini boğzalamışken, şimdi AB’nin en güçlü iki ülkesi olarak Avrupa Birliği’ni domine ediyor. Kuzey Irak’ın yaptığı resmen kendisini ateşe atmaktır. Şimdi bunun bir bedeli olacak. O bedeli kim ödeyecek? Başta Kuzey Irak halkı sonra ise bölgedeki tüm ülkeler ödeyecek. Herkesin kaybettiği bir formülü biz nasıl olur da kabullenebiliriz? Bölgeyi parçala-böl-yönet taktiği uygulanıyor. Bu anlayış ile bu bölge ne zaman istikrara kavuşacak? Bizim gidecek başka yerimiz yok. Burası bizim vatanımız. Dolayısıyla bölgemize yönelik riskler düne göre daha da arttı. Sadece Kuzey Irak değil özellikle Rakka operasyonu meselesiyle oradaki Kürtlere en büyük zulmü yapan PYD-YPG en güçlü silahlar ile donatılıyor. Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu özellikle savunma bakanı olarak ben muhataplarıma bizzat anlattım. Bölgede büyük devletler planlarını bir bir hayata geçiriyor. Böyle bir tabloda Türkiye’nin gerekli tedbirleri alması kaçınılmaz. O yüzden Türkiye savunma ve güvenlik konularında önlemler alacaktır” dedi.

“2018 BÜTÇEMİZDE SAVUNMA VE GÜVENLİK HARCAMALARIMIZI ARTTIRMAK DURUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin savunma ve güvenlik alanlarında yaptığı yatırımlara da değinen Başbakan Yardımcısı Işık, “Eğer savunma ve güvenlik alanında sizler kendi yazılımınıza sahip olursanız, kendi teknolojinize sahip olursanız, başkasının eline ve gözüne bakmak zorunda kalmazsanız, o zaman mücadelenizi kararlılıkla sürdürürsünüz. Şu anda her alanda büyük bir atılım yapıyoruz. Elbette bunun bir maliyeti var. Bir taraftan Suriye’de Fırat Kalkanı Harekatını yaptık. Bölgedeki risklere karşı Türkiye’nin güvenliğini sağlamak ve milli çıkarlarını korumak için bir takım adımlar attık. Bu yüzden 2018 bütçemizde savunma ve güvenlik harcamalarımızı arttırmak durumundayız. Bir taraftan Rusya’nın özellikle Baltıklar üzerinde uyguladığı baskı, diğer taraftan dünyanın genel olarak içerisinde bulunduğu konjonktür gereği tüm ülkeler savunma ve güvenlik yatırımlarını arttırmak durumunda. Biz savaş istemeyiz. Biz silaha para yatırmayı da istemeyiz. Ama bu bölgede barış istiyorsak her an güvenliğimizi sağlayacak tedbirleri almak zorundayız. Bunun için 2018 bütçesinde savunma ve güvenlik bütçesi artacak. Allah’a şükürler olsun ki Türkiye’nin gücü ve kuvveti yerinde ve bunu yapabiliyoruz. Türkiye bölgesindeki risklere karşı sizlerin yatağınızda rahat uyuması için alınması gereken her türlü tedbiri alıyor” ifadelerini kullandı.

“KAS GÜCÜ AZALACAK AMA BEYİN GÜCÜ ARTACAK”

Tüm dünyanın yeni bir çağa girdiğine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, “Bu ülkenin insanı çalışkandır, gayretlidir ve fedakardır. Bir taraftan bu kadar büyük zorluklara rağmen ayakta kalıp büyümeye, gelişmeye, kalkınmaya devam ederken diğer taraftan da geleceği iyi okumak zorundayız. Yeni bir çağın içerisindeyiz. Bu çağın adı Dijital Çağ. Bu çağ artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı bir çağ. Bu çağ üretim biçimlerini, yaşam biçimlerini, eğlence kültürünü, ticareti, eğitimi değiştiriyor. Bu çağın henüz başlangıcındayız. Önümüzdeki süreçte hem birey, hem şirketler, hem de toplum olarak yerimizi belirleyecek en önemli faktör, bu çağı ne kadar iyi okuyarak nasıl adımlar attığımız olacaktır. Bu çağa uygun olarak üretim tamamen değişiyor. Artık birim geleneksel olarak yaptığımız üretim biçiminin yerini tamamen robotların ve sensörlerin yaptığı bizim 4. Sanayi devrimi dediğimiz yeni üretim biçimi alacak. Bu niteliksiz iş gücünün tamamen devre dışı kalacağı ama nitelikli insan kaynağına daha fazla ihtiyaç duyulacağı bir ortam oluşturacak. İşsizlik artacak diye düşünmeyin. İşsizlik azalacak. Ama nitelikli işsizlik azalacak ama niteliksiz işsizlik artacak. Yani kas gücü azalacak ama beyin gücü artacak. Biz kas gücüne yatırım yaparsak ön sıralarda kalamayız. 600 bin niteliksiz iş gücü işini kaybedecek ama 1 milyon nitelikli iş gücü yeni iş bulacak. Yani 400 bin daha ilave istihdam olacak. Ama bu nitelikli iş gücü dediğimiz yazılımcılar, elektro mekatronikçiler, robotik teknolojilerine vakıf olan insan kaynağı olacak. Bu yeni çağın en önemli gerekliliklerinden biri. Şimdi biz kurumlarımızı buna hazırlarsak kazanan biz olacağız. Hazırlamazsak kaybedeceğiz” şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın konuşmasının ardından toplantıda Gebze Ticaret Odası tarafından Kızılay’a hibe edilecek olan Çayırova ilçesindeki bir binanın protokolü imzalandı. Protokole Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zekeriya Özak ve Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler imza attı. Protokol töreninin ardından Başbakan Yardımcısı Fikri Işık programına devam etmek üzere salondan ayrıldı.

(Dinçer Akbir - Samet Kahraman - Uğur Konuk /İHA)
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner62

banner61