banner43

Çavuşoğlu: "Hava savunma sistemine acil bir şekilde ihtiyacımız var"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında S-400’ler hakkında, “Hava savunma sistemine acil bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

Çavuşoğlu: "Hava savunma sistemine acil bir şekilde ihtiyacımız var"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında S-400’ler hakkında, “Hava savunma sistemine acil bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Macaristan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu Macaristan’ın Türkiye için önemli bir ülke olduğunu, sadece bir müttefik değil çok iyi bir dost ve ortak olduğunu söyledi. Macaristan ile ilişkilerin her alanda geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Mükemmel siyasi bir ilişkilerimiz var, ekonomik ilişkilerimiz iyi yolda seyrediyor ama hedeflerimiz var. 6 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için daha çok çalışmamız gerekiyor. Onun için elimizde olan mekanizmaları iyi kullanmamız lazım. Haziran ayında karma ekonomi komisyonu toplantısını bu nedenle gerçekleştireceğiz. Yatırımları da karşılıklı artırmamız gerekiyor. Bugün tüm bunları birlikte ele alma fırsatı bulduk” dedi.

“MACARİSTAN’LA İŞBİRLİĞİMİZİ 3. ÜLKELERDE DE SÜRDÜRECEĞİZ”

Macaristan’la işbirliğini 3. ülkelerde de sürdürmek istediklerini belirten Çavuşoğlu, "Şu anda Afrika önceliğimiz. İlgili kurumlarımız, dış ticaret ile ilgili kurumlarımız ortak bir çalıştırma grubu oluşturuyor. İlk ziyareti de Uganda’ya yapacaklar. Afrika bölgesinde ticaret ve yatırım konusunda birlikte çalışacağız" ifadelerini kullandı.

“MACARİSTAN VE TÜRKİYE’NİN AVRUPA’YA KATKISI ORTADADIR”

Macaristan ve Türkiye’nin Avrupa’ya katkısının ortada olduğunu, buna rağmen Türkiye ve Macaristan’ın hedef olmasının çok ilginç olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Esasen demokrasi sandıkta başlar demokratik ve özgür seçimlerle iş başına gelen yönetimleri eleştirmek yerine bu ülkelerin istikrarını desteklemek en akılcı yoldur. Çünkü bugün Avrupa halklarının karşı karşıya kaldığı çok ciddi sınavlar vardır, tehdit vardır. Bunlara yönelik işbirliğimizi güçlendirmemiz lazım. Sevgili dostum Szijjarto bunların bazılarını dile getirdi bugün göç konusunda deha iyi bir işbirliğine ihtiyacımız var. Terörle mücadelede çifte standarttan uzak, terörün her türlüsüyle mücadele etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde hepimiz tehdit altındayız” dedi.

“MACARİSTAN HER PLATFORMDA TÜRKİYE’NİN HAKKINI TESLİM ETMEKTEDİR”

Macaristan ve Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliği ve kırılgan ekonomisi konusuna da katkıda bulunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Bu alanda da ciddi bir işbirliği içinde olmamız gerekiyor. İşte tüm bu konularda esasen Türkiye’nin üstlendiği rolün ve de Türkiye’nin yaptığı katkıların farkında olan Macaristan her platformda Türkiye’nin hakkını teslim etmektedir. Özellikle bizim olmadığımız ortamlarda da başta Peter Szijjarto dostum olmak üzere tüm Macar yetkililer, Başbakan Orban ve dostlarımız Türkiye’nin hakkını teslim etmektedirler ve Türkiye’ye yönelik haksızlıklara karşı da bizden daha fazla isyan etmektedirler, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. İşte bu anlamda da gerçek dost olduklarını gösteriyorlar ama dostun ötesinde gerçekçi bir yaklaşımla bunu yapıyorlar. Biz Türkiye olarak bu konulardaki sorumluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz ama sadece Türkiye’nin bu konuda duyarlı olması yetmez” ifadelerini kullandı.

“GÖÇ KONUSUNDA AB’NİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASI GEREKİYOR”

AB’nin göç konusunda imzalanan anlaşmaları yerine getirmesi gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "AB’nin imzaladığımız anlaşmanın yükümlülüklerini zamanlıca yerine getirmesi gerekiyor. Çünkü bu önümüzdeki süreçte de devam edecek sorunların gerçek sebeplerini bulup ve yerinde çözmediğimiz sürece bu sorunlar devam eder. Biz Macaristan’la bu alanlarda da işbirliğimizi önümüzdeki süreçte devam ettireceğiz. Yine kültürel alanda, eğitim alanında işbirliğimizi güçlendirmek için hangi adımlar atmamız geriyor bunları konuştuk. Bakanlıklarımız arasında hem diplomasi akademisi, hem de stratejik araştırma merkezlerimiz arasındaki işbirliğimizi de güçlendireceğiz o nedenle biraz önceki mutabakat zaptını imzaladık. Macaristan’ın Türk Konseyi’ne gözlemci üye olmasından çok büyük bir mutluluk duyduk ve güçlü bir şekilde destekledik. Şimdi Türk Konseyi’nin Avrupa merkezinin de Budapeşte’de açılmasına biz Türkiye olarak güçlü destek veriyoruz. Peter bana çok güzel bir bina kiraladığını söyledi ve önümüzdeki süreçte Türk Konseyi’nin Avrupa merkezinin resmi hüviyete kavuşması için de gerekli adımları atacağız. Diğer ülkeler nezdinde de temaslarımızı sürdürüyoruz. Gördüğünüz gibi her alanda mükemmel bir işbirliğimiz var. AB ve diğer uluslararası platformlarda Macaristan’ın bize verdiği desteği unutmamız mümkün değil. Daha birkaç gün önce Bratislava’da Vişegrad Dörtlüsü+Türkiye toplantısını gerçekleştirdik. Sadece bu işbirliğimizin bir örneğidir. Tüm diğer uluslararası platformlarda NATO başta olmak üzere bu dayanışmamızı sürdüreceğiz. Bugünkü ziyaretimin çok verimli geçtiğini ve geçmekte olduğunu söylemek isterim” dedi.

"HAVA SAVUNMA SİSTEMİNE ACİL BİR ŞEKİLDE İHTİYACIMIZ VAR"

Basın toplantısında Rusya’dan alınacak S-400’lere değinen Çavuşoğlu, “Türkiye’nin etrafındaki ülkelere bakacak olursak göreceli olarak Macaristan’ın etrafındaki gibi değil. Çok ciddi sorunlar ve tehditler var. Dolayısıyla hava savunma sistemine acil bir şekilde ihtiyacımız var. Biz 10 yıldır müttefiklerimizden başta ABD olmak üzere diğer müttefiklerimizden, NATO üyelerinden bu sistemi almak istedik ama maalesef bize satamadılar. Acil ihtiyacımızı karşılamak için diğer ülkelerle de görüştük ve en uygun teklifi Rusya’dan aldık. Biz S-400’le ilgili anlaşma sürecini tamamladık, yani bu bitmiş bir anlaşmadır. Şimdi ABD’nin bazı iddiaları var. Bunun NATO sistemlerine ve F35‘lere tehdit oluşturabileceğini ya da F35’nin sistemine girebileceğine yönelik iddiaları var. Biz bu iddiaları doğru bulmuyoruz. Eğer bu iddialar doğruysa zaten Suriye’de S-400 de var ABD ve İsrail’in F35’leri de var. Norveç sınırında kuzeyde S-400 bataryalı var ve Norveç’in F35‘leri üstünden uçuyor ve bunlar tamamen Rusya’nın kontrolünde bu S-400’ler bizim kontrolümüzde ama biz buna rağmen böyle bir tereddütleri varsa buyursunlar ortak bir çalışma grubu kuralım ve ’uzmanlar bunu araştırsın ve raporunu versin’ dedik. Şimdi bu aşamadayız NATO’ya da aynı teklifte bulunduk. Trump da geçmişte ABD’nin Türkiye’ye batarya satamadığını söylüyor, bunu kabul ediyor hatta bundan dolayı Türkiye’nin S-400 aldığını kabul ediyor. Trump önümüzdeki süreçte Türkiye’ye gelmek istediğini söyledi. Bununla ilgili görüşmeler sürüyor. Türkiye-ABD ilişkileri sadece F35, S-400’e bağlı değil. Suriye’den ABD askerlerinin çekilmesi dahil birçok bölgede ikili konularımız var. Bir konuda anlaşamadık diye bir ülkeyle diğer konudaki bağlantılarımızı kesmek zorunda değiliz" diye konuştu.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "NATO Konseyi, Türkiye’yi ziyaret ediyor. Genel Sekreter sadece bu amaçla gelmiyor. Konsey her sene 1 ülkeyi ziyaret ediyor bu sene de Türkiye’yi ziyaret ediyor biz de kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyacağız. Önce Ankara sonra da Hatay’a gidip oradan geri dönecekler. Cumhurbaşkanımız da bu ziyaret kapsamında kendileri ile görüşecek."

"AB ŞU ANA KADAR SADECE YAKLAŞIK 2 MİLYAR EURO AKTARILABİLDİ"

Göç konusuna değinen Çavuşoğlu, “Türkiye’de 4,5 milyon civarında göçmen var. Bunların 3,6 milyonu Suriye’den geldi. AB ile yaptığımız anlaşma gereği 2018’in sonuna kadar 3 artı 3 toplamda 6 milyar dolar euronun bu göçmenler için aktarılması gerekiyordu. Şu ana kadar sadece yaklaşık 2 milyar euro aktarılabildi. Yani toplam rakamın 3’te 1’i. Burada bir yavaşlık var. Bunu AB de kabul ediyor. Şu anda bu süreci hızlandırmak için birlikte çalışıyoruz ama AB’nin de bürokrasisinin çok yavaş olduğunu söylemem gerekiyor. Üye ülkelerden AB’ye bu paranın önemli bir kısmını aktarıldığını ya da onay verildiğini görüyoruz. Diğer taraftan bu göçmen sayısında maalesef bir azalma olmuyor. Sadece Suriye’den değil Afganistan’dan, Pakistan’dan, Hindistan, Bangladeş ve başka ülkelerden gelen göçmenler de var. Bazı ülkelerle geri kabul anlaşmamız var. Afganistan gibi. Bu mültecileri göçmenleri o ülkeyle yaptığımız anlaşma gereği işbirliği içinde geri gönderebiliyoruz. Suriye’den gelen göçmenler ise güvenli bölgelere dönme konusunda çok istekliler. Bizim DEAŞ ve YPG/PKK’dan arındığımız iki bölgeye bugüne kadar 321 bin Suriyeli geri döndü, orada da onlara yardım etmemiz gerekiyor. Çünkü temel ihtiyaçlarını karşılamamız lazım. Su, elektrik, sağlık hizmetleri gibi eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılarsak dönerler. Rejimin kontrol ettiği yerlere şu anda göçmenler dönmek istemiyor. Çünkü dönünce neyle karşılaşacaklarından emin değiller. Bunu AB ile ve diğer BM dahil komşu ülkelerle de görüşüyoruz. Diğer taraftan tabii İdlib’teki saldırılardan sonra da bu bölgeden Türkiye’ye gelen mülteciler de oldu, 321 bin insanın dönmesine rağmen ciddi bir şeklide azaldığını söyleyemeyiz. Önümüzdeki süreçte ABD, Rusya ve diğer ülkelerle koordine ve müzakere ettiğimiz güvenli bölgeyi oluşturabilirsek milyonlarca mülteci geri dönebilir. Bunu desteklememiz gerekiyor. Rejim ve uluslararası camianın ciddi bir şekilde görüşüp rejimin kontrol ettiği yerlere özellikle Lübnan ve Ürdün’den dönecek mültecilerin akıbetinin de garanti altına alınması gerekiyor. Bizde halen 4,5 milyon civarında mülteci var. Bu ağır bir yüktür. Halkımız neden ülkemize geldiğinin bilincinde bazen ufak tefek sorunlar olsa da halkımız zor durumda olan bu insanlara sahip çıkma anlayışında olan bir milletiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macaristan ziyareti için bir çalışma yürütüldüğünü söyleyen Çavuşoğlu, “Tarih belirlendikten sonra en kısa zamanda Eylül ya da Kasım ayında Macaristan’a bildireceğiz. Dün bunu Cumhurbaşkanımıza da arz ettik. Cumhurbaşkanımız, bu ziyareti gerçekleştirmek ve ikili ziyaretin dışında bazı sosyal, kültürel aktivitelerde bulunmak istiyor” açıklamasında bulundu.

“MACARİSTAN VE TÜRKİYE GİTTİĞİ YERLERE SÖMÜRGECİ ANLAYIŞLA GİTMİYOR”

Türkiye ve Macaristan’ın Afrika’da işbirliğine yeniden değinen Çavuşoğlu, sorulan bir soruya verdiği cevapta, “Afrika’nın uyanmakta olduğunu hepimiz görüyoruz. Macaristan ve Türkiye gittiği yerlere sömürgeci anlayışla gitmiyor. O ülkelerin şu anda desteğe de ihtiyacı var. Biz bir taraftan o ülkelerde yatırım ve ticaret yaparken diğer taraftan kalkınma ve insani yardımlarımızla Afrika halklarına yardım elimizi de uzatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

WEBER’İN TÜRKİYE AÇIKLAMALARI

Avrupa Parlamentosundaki (AP) Avrupa Halk Partisinin (EPP) Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan adayı Manfred Weber’in Türkiye açıklamaları hakkında konuşan Çavuşoğlu, Weber’in görüşünün yeni olmadığını söyleyerek, “Weber partisinin yıllardır savunduğu fikri açıkça söylüyor fakat AB’de kararlar oy birliği ile alınır. Şu anda sesi güçlü çıkan bazı ülkeler var. Türkiye’nin AB üyeliğine şiddetle karşı çıkıyorlar ama tüm görüşmelerimizde AB toplantılarında da görüyoruz ki AB üyelerinin çok büyük bir bölümü de Türkiye’nin AB üyeliğini güçlü bir şekilde destekliyor. Bunların başında da Macaristan geliyor” ifadelerini kulandı.

Çavuşoğlu, Avrupa’da Türk vatandaşlarına vize serbestisi hakkında yaptığı açıklamada, “Vize serbestisi için 6 kriter kaldı. Onu yerine getirdiğimiz zaman bakalım yeni şartlar koyacaklar mı, yani oyunun kurallarını değiştirecekler mi? Bu da yaygın bir şey oldu AB’de. Maalesef bu tür adımlar AB’nin güvenilirliğini de sarsıyor” dedi.

“AB’NİN KENDİSİNE BİR ÇEKİ DÜZEN VERMESİ GEREKİYOR”

Çavuşoğlu, Türkiye- AB arasında birçok alanda yakın işbirliği olduğunu söyleyerek, “Biz burada AB’den samimiyet bekliyoruz. Bizi kayırmalarını ya da pozitif ayrımcılık yapmalarını da istemiyoruz. Siyasi engeller çıkarmasınlar yeter. Müzakereler, üyelik teknik konulardır. Teknik düzeyde AB bizimle çalışmak istiyorsa biz buna varız, kendimize güveniyoruz ama AB’nin de kendisine güvenmesi gerekiyor. Sadece üyelik meselesi değil ya da genişleme değil, bugün ekonomi, güvenlik, komşuluk ve doğu politikaları ve entegrasyon politikaları da dahil birçok politikası başarısız. AB’nin kendisine bir çeki düzen vermesi gerekiyor. Aşırı akımlardan etkilenmemesi gerekiyor. AB, küresel bir aktör olmak istiyorsa bunun Türkiyesiz olmayacağını da idrak etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

(İHA)
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner58

banner57